• Damla Yavuz

BOŞANMA DAVASININ MALİ SONUÇLARI



Boşanma, her ne kadar öncelikle kişilerin medeni durumuna etki etse de boşanmanın kişileri en çok ilgilendiren bir başka boyutu da eşler bakımından “mali” nitelikli bazı sonuçlar doğurmasıdır.


Zira boşanmayla birlikte mali açıdan ortaya çıkan ilk sonuç, ölüme bağlı tasarrufların hükümsüz hale gelmesidir.


Türk Medeni Kanunu m.181/1’e göre Boşanan eşler, bu sıfatla birbirlerinin mirasçısı olamazlar ve boşanmadan önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça, kaybederler”.


Bu madde hükmünde sözü geçen “ölüme bağlı tasarruflar” eşler arasında boşanmadan önceki bir dönemde yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflardır. Örnek vermek gerekirse vasiyetname ile boşanmadan önce bırakılan bir mal varlığı varsa, boşanmayla birlikte bu tasarruf geçersiz hale gelir.


Boşanmanın bir diğer mali sonucu ise maddi tazminattır. Türk Medeni Kanunu m.174/1’e göre Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir”. Buna göre eşlerin birbirlerinden maddi tazminat talep edebilmesinin şartları aşağıdaki gibidir:


· Tazminat isteyen tarafın kusursuz ya da daha az kusurlu olması

· Davalı tarafın kusurlu olması

·Tazminat isteyen tarafın mevcut veya beklenen bir menfaatinin boşanma yüzünden zedelenmiş olması


Kanunumuz boşanmada taraflara sadece maddi değil, manevi tazminat isteminde bulunma hakkı da tanımıştır. TMK m. 174/2’e göre “Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.”. Yine maddi tazminatta olduğu gibi, manevi tazminat için de kanun birtakım şartlar aramaktadır. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

· Davalı tarafın kusurlu olması

· Tazminat isteyen tarafın kişilik hakkının zedelenmiş olması


Boşanmanın yukarıda sıraladığımız maddi sonuçlarına ek olarak Medeni Kanunumuzda boşanma ile yoksulluğa düşülmesi durumları için yoksulluk nafakası düzenlenmiştir.


Türk Medeni Kanunu m.175 uyarınca “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz”.


Yoksulluk nafakasının, maddi ve manevi tazminattan ayrılan en önemli yönü maddi istemde bulunacağınız kişinin kusurunun aranmamasıdır. Yani kusursuz eş dahi yoksulluk nafakası ödemekle yükümlüdür. Yoksulluk nafakası talebinde bulunacak kişi içinse şartlar şu şekildedir;


· İstemde bulunan tarafın kusurunun daha ağır olmaması,

· İstemde bulunan tarafın boşanma yüzünden yoksulluğa düşme tehlikesiyle karşılaşmış bulunması,

· Nafakanın diğer tarafın maddi gücüyle orantılı olması.


Görüleceği üzere Kanunda cinsiyet ayırt edilmeksizin yoksulluk nafakasına hükmedileceği ifade edilmektedir. Yani sadece yoksulluğa düşecek kadın için değil, aynı durum söz konusu olduğu takdirde erkek için de nafakaya hükmedilebilecektir.


Yukarıda anlatıldığı üzere boşanmanın mali sonuçları oldukça kapsamlı olarak Türk Medeni Kanunu’ nda düzenlenmektedir. Söz konusu düzenlemelerin Yargıtay içtihatları ile somut olaylarda uygulandığı gözlenebilmektedir. Hayatın olağan akışında her ne kadar evlenirken boşanacağımızı düşünmesek de boşanmaların bahsedilen ciddi mali sonuçlarının da iyi değerlendirilmesi gerekmektedir.


2 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör